istanbul şişli günlük kiralık ev ve insan felsefeleri

istanbul şişli günlük kiralık ev ve insan felsefeleri

 evet arkadasalr sizere bugün elimizden gelen gayreti gösteren istanbul şişli günlük kiralık ev sizlere istanbul şişli günlük kiralık ev diyorki Bu kitâb, havârîlerden Zebedî oğlu Yuhannâya âid değildir. İkinci asrdan sonra, ash meçhûl bir şahıs tarafından kaleme ahn-mışdır. Bu husûsu, asrımız târîhcilerinden AvrupalI müsteşrikler çeşidli delillerle isbât etmişlerdir.
Birinci delîl: Yuhannâ İncilinin başında, (Kelâm başlangıçda var idi ve kelâm AUahü teâlânm nezdinde, indinde idi ve kelâm Allah idi) sözleri yazıhdır. Bu sözler ilm-i kelâmın ince mes’elele-rinden olup, diğer İncillerin hiç birinde yokdur. Eğer bu sözler îsâ aleyhisselâmdan işitilmiş olsaydı, diğer İncillerde de bulunurdu. Bundan anlaşdıyor ki, bunu yazan, Havârîlerden Yuhannâ olmayıp, Roma ve İsİcenderiyye mekteblerinde Eflâtûnun üç uknûm felsefesini okumuş bir kimsedir. Nitekim şimdi beyân olunacakdır.

îkinci delîl: Yuhannâ İncilinin sekizinci bâbmda, birinci âyetden onbirinci âyete kadar olan, zinâ eden kadın hakkmdaki yazılarmı bütün hıristiyan kiliseleri kabûl etmeyip, red ederler ve bu yazılar İncilden değildir demekdedirler. Bundan anlaşıhyor ki, bunu yazan, eline geçirdiği bir çok İncillerden toplayıp, gözüne ilişen birçok şeyleri de ayrıca kitâbına koymuş veyâ kendinden sonra bir başkası bu âyetleri ilâve etmişdir. Birinci hâle göre, müellif, doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırmıyarak bir mecmû’a yazmışdır. Yazdığı bu mec-mû’a da kabûle şa’yân olmıyan şeylerdir. îkinci hâle göre, bu İncilin tahrif edilmiş olduğunu i’tirâf etmek lâzım gelir. İki hâle göre de, aslı şübheli ve inamimağa lâyık değildir.
Üçüncü delîl: Diğer İncillerde getirilen ba’zı misâllerin ve ahvâlin ve mu’cizelerin, bu İncüde bulunmayıp, diğerlerinde bu-lunmıyan bir çok şeylerin de, bu İncilde bulunmasıdır. îsâ aley-hisselâmm Lazarusu diriltmesi, sulan şerâba çevirmesi ve çarmıh-da iken sevdiği şâkirdi ile annesini birbirlerine emânet etmesi gi-
Mevcûd İndilerde görülen yanlışlıklar, tenakuzlar ve tahriş hesâb edilemiyecek kadar çokdur. Bunlardan bir çoğu (İzhâr.ı hak) kitâbında anlatılmışdır. Ayrıca, Alman müsteşriklerindenjj işer, David, Miel, Kepler, Matse, Bred Schneider, Griesbach, Hu, Lesinag. Herder, Strauss, Hauss, Tobian, Thyl, Cari Butterves-hâ nice araştırmacının yazdıkları ve hâlâ da yazıp da neşr etmeiıji olduklan kitâblarda bu husûsda tafsilâtlı bilgi çokdur. Biz burai onlardan ba’zılannı zikr etmekle iktifa edeceğiz.
îsânm “sallallahü alâ Nebiyyinâ ve aleyhi ve sellem” neşeli baklanda. Matta ve Luka İncilleri arasındald ihtilâf büyükdür.
Matta İncilinde, îsâ aleyhisselâmın babalan olarak yazılı ismlet şunlardır; (İbrâhîm, İshak, Ya’kûb, Yehûdâ, Fâris, Hasron, İranı Aminabad, Nahşon, Salmon, Buaz, Obid, Yesse, Dâvüd, Siiley. mân, Rehobeam, Abiya, Asâ, Yehaşafat, Yorâm, Uzziyâ, Yotan. Ahaz, Hazkiyâ, Manesse, Amon, Yoşiyâ, Yekonyâ, Şaltoil, Zem bâbel, Abihûd, Eiyâkim, Azor, Sâdok, Ahım, EUiud, Ehazer, Mattan, Ya’kûb, Yûsüf (Meryemin zevci)).
Lukâ İncilinin üçüncü bâbımn yirmiüçüncü ve sonraki âyetlerinde ise: (Târuh, İbrâhîm, İshak, Ya'kûb, Yehûdâ, Fâris, Hasron, Arâm, Aminabad, Nahşon, Salmon, Buaz, Obid,- Yesse, Dâvüd Nâtân, Mattasa, Mînân, Milya, Eiyâkim, Yonan, Yûsüf, Yehûdâ. Sem’ûn, Lâvı, Metsâd, Yorîm, Eliazâr, Yuşâ, Eyr, Ehnodam, Ko-s^, Addi, Melkî, Neyrî, Şaltoil, Zerubâbel, Risa, Yuhannâ, Yehûdâ, Yûsüf, Şemî, Mattasiya, Mahat, Nâcay, Hesif, Nah um, Amos. Metasiya, Yûsüf, Yannâ, Melki, Lâvı, Metsat, Heli, Yûsüf (Meryemin zevci)) olarak yazılıdır.
1— Mattaya göre, îsâ aleyhisselâmın babası denilen Yûsüf. Ya’kûbun oğludur. Lukaya göre ise. Relinin oğludur. Matta, haz-ret-i Isâya yakın bir kimsedir. Luka da Petrusun talebelerindendir. Bunlar, kendilerine yakın olan bir zâtı,^ inceleyecek, araştıracak kimselerdendirler. Böyle olduğu hâlde, îsâ aleyhisselâmın dedesi dedikleri kimseyi tahkik edıb doğrusunu yazamazlar ise yazdıkları diğer rivâyetlerin doğruluğuna, nasıl itimâd edilir, bunlara kim inanır
2— Mattaya göre, Dâvüd aleyhlsselâmın oğlu Süleymân aley-hisselâmdır. Lukaya göre, Dâvüd aleyhisselâmm oğlu Süleymân aleyhisselâm değil, Nâtândır.
3— Matta, Şaltoil, Yekniyâ oğludur, diyor. Luka ise Neyri oğludur, diyor. Mattada, Zerubâbelin oğlunun adı Abihud, Lukada ise, Risa’dır. Suna da çok hayret edilir ki, Ahbâr-ı eyyâmın sıfr-ı ûlânın ya’nî Birnci târihlerin üçüncü bâbının ondokuzuncu âyetinde, Zerubâbelin öğullarının ismleri; Meşullam ve Hananye olarak yazılıdır. İçlerinde Abihud ve Risa yokdur.
4— Mattanın birinci bâbınm onyedinci âyetine görei Îbrâhîm aleyhisselâmdan Yûsüf-ü Neccâra kadar îsâ aleyhisselâma atfedilen dedelerin sayısı kırkiki batındır. Hâlbuki yukarıda yazıh ismler sayıldığı zemân, yalnız kırk kişi vardır; Lukanm beyâruna göre ise, bu adet ellibeş kişiye ulaşır.
Hıristiyan âlimleri, İncillerin ilk ortaya çıkmasından zemânı-mıza kadar, bu husûsda şaşkınlık içinde kaldılar. Ba’zıları hiçbir akl-ı selimin kabûl edemiyeceği za’îf deliller Ue te’vîl etdiler. Bundan dolayı Eckharn, Keyser, Haysee, Gabott, Wither, Fursen ve başkaları gibi araştırmacüar, (Bu İncillerde, ma’nâ ihtilâfı çokdur) diyerek, bu hakikati i’tirâf etmişlerdir. Doğru olan da budur. Zirâ her mevzû’da ihtilâf ve yanhşhklar olduğu gibi burada da mevcûd-dur.
îsâ aleyhisselâm babasız dünyâya gelmişdir. Fekat yehûdüer. Ona [hâşâ] veled-i zinâ diye tftirâlannda ısrar ederlerken, hıris-tiyanların baba tarafından kendisine bir neseb isbât etmeleri ve îsâ aleyhisselâmm, babası olrmyan Yûsüfü, Onun babası kabûl etmeleri de, pek şaşüacak bir gaflet ve tenâkuzdur. Kur’ân-ı kerimde, îsâ aleyhisselâm için, vârid plan âyet-i kerimelerde, (îsâ ibni Meryem, ya’nî Meryemin oğlu îsâ) ta’bîri kullanıhr. Kur’ân-ı kerîmde îsâ aleyhisselâmm babasının olmadığı açıkça bildiril-mişdir.
5— Mattamn birinci bâbının yirmiiki ve yirmiüçüncü âyetlerinde: (îmdi bunların hepsi vâki’ oldu ki. Peygamber vâsıtası ile söylenen Rabbin kelâmı itmâm oluna, yerine gele. Çünki Rabbin dedi ki: İşte, bâkire kız hâmile olup, bir oğulu olacak ve ona, Allah bizimledir, ma’nâsma olan Amanuel ismi verilecek) denil-mekdedir. Hıristiyan papazlara göre. Peygamberden maksad, İşâya aleyhisselâmdır. Buna da, İşâyâ kitâbmm yedinci bâbınm ondördüncü âyeti, (Bunun için Rab kendisi size bir alâmet vere-cekdir. Alâmet budur: Bâkire kız hâmile olup, bir oğulu olacak. Amanuel ismi ile çağırılacakdır) ma’nâsmda olan âyetiıü delil getirirler. Rahmetullah Efendi (İzhâr-ül-hak) kitâbmda bu konuyu
Birincisi: Incîli terceme edenlerle, İşâyâ kitâbını terce nin (azrâ, ya’nf bakire bir kız) kelimesi ile terceme etdi&r^^ tün) kelimesidir ki, (ilm) kelimesinin müennesidir. YehûdîY lerine göre, bu kelimenin ma’nâsı genç kadın demekdir.
istanbul şişli günlük kiralık ev yazdı ve sundu..