istanbul şişli günlük kiralık daire ve islam savasları19

istanbul şişli günlük kiralık daire ve islam savasları19 

sizlere en iyi yazılarımızı yazan istanbul şişli günlük kiralık daire diyokri Âlemlerin kadınlarının en iyileri dört kadındır; im-raıı kızı Meryem, Mezalıim kızı Asiye, Hııveylid kızı Hatice ve Muhammed (s.a.v.) kızı Fatıma.”Muttaki, Ken/.-ül Üntmal'da Resûlullah’tan (.s.a.v.") şöyle rivayet etmiştir:
“Sizin erkekleriniz arasında en üstün olan Ali, {»enikleriniz ara.sında en üstün olan I-Iasun ile Hüseyin ve kadınlarınız arasında en üstün olan Fatıma’dır.'*''
- Yine Tlaben kendi Tefsir’inde kendi senediyle Ebu Musa Eş’arî’den nakletmiştir ki:
Hz. Fatıına da Hz. Ali’nin diğer erkekler gibi başka bir kadınla evlenmek isteyebileceğini düşünerek ona, eğer evlenmek isterse bu konuda kendisinden yana bir problemin olmayacağım söylemiş, ısrar etmiş, AH ise, Peygamber kızının üzerine herhangi bir kadın almayı kendisine yakıştıramadığı için buna yanaşmamıştı. Hz. Fâtıma bizzat babası Resûlullah’a çıkmış ve Ali’nin bir başka kadınla daha evlenmesi gerektiğini söylemiş ama Resûlullah kızının bu isteğin geri çevirmiştir. Hz. Fâtima İslâm’a yararlı olacağını varsayarak Hi Ali'den kendi üzerine herhangi bir kadım almaşım isteyecek der» cede, fedakâr, kendi çıkarım değil ümmetin geleceğim düşünen 1: örnek İslâm kadınıydı.
Peygamber efendimiz (s.a.v.):

“Fatımetü bid’atün mini” (Fatıma benden bir parçadır) yutmuştur.
Hz. Fatıma’nın İlminin Üstünlüğü ve İlminin Değ İmam Haşan Askeri’den (r.a.) şöyle nakledilmişti “Biri inatçı düşman, diğeri ise mümin olan iki kadın, b’ meselede ihtilâf edince, ihtilafın çözümü için Hz. Fatıma’m luzuruna gelip meseleyi ona anlattılar. Hak mümin kadınla
3 Miistedrek-iis Sahihayn, 2Z.497. Müsned-i Ahtncd, .1/.293,316,322 hatii; 2
İşte bundan dolayı Allah-u Teâlâ meleklerine şöyle buyjj “Fattnmnm bu hizmeti karşıJiKinda ona verilen cennet tji^ rini, bir milyon kat artırın ve bu işi, ilmiyle mümin bir kimsey-^ mana galip kıldıran her âlini Cve bilgin) hakkında da yapın; on,'^ sevabım bir milyon kat artırın.-*'^
İmam Haşan Askeri'den (r.a.) şöyle nakledilmiştik Bir gün bir kadın, Hz. Fatıma’nın Cr.aJ huzuruna varıp dedi: “Güçsüz bir annem vardu: namazımla zor bir mesı•l<.y|,^ şı/aşı, ve o meseleyi sana sormam için beni lu.zı.rum.z^ gond^,^ Hz. Falıma (r.a.) o meselenin cevabını verdi.
O kadın, ikinci kez başka bir mesele sordu. Hz. Katıma yin,^ vabını verdi.
Daha sonra üçüncü bir mesele sordu, bdylece sorduğu sorul, nn sayısı onu buldu.
Hz. Falıma da hepsine cevap verdi. Sonra o kadın sorunun ç,, olmasından dolayı utanıp
“Sizi daha çok yormayayım!'’ dedi.
Hz. Patıma:
“Karşılaştığın her soruyu utanmadan gel sor, ben senin sorub rından yorulmanı. Eğer bir kimse bir yükü dama çıkarmak içinec olur ve karşılığında yüz bin dinar alırsa, acaba o iş ona ağır gelir mi Kadın, “Hayır, ağır gelmez ve o işten yorulmaz.” dedi.
Hz. Patıma sonra şöyle buyurdular:
“Her meselenin cevabına karşılık bana verilen sevap, arası çilerle dolu olan yer ile göklerken daha fazladır. Öyleyse meselel cevap vermekten hiç yorulur muyum?”
Babamın şöyle buyurduğunu duydunv
hmye, .İlikleri n,lkt.r,nc. s.
\-e mükâfat Nvrilir; hatla oıılanlan birim- ııvırdan bir milyon siisU» ı-l-hisolcr verilir- istanbul şişli günlük kiralık daire Sonra Rabbimi-zin rnünadisi şöyle niıla eder:
Ey İmamların<lan ayrı kaldıkları vakit Al-i Mvıhaınmed yetimlerini düşünenler, onların sorunıluluJXnnu üstlenenler'. İşte bunlar sizin ö.i*rencilcriniz ve ilminiz sayesinde dinlerini koruyan ve hida-veti bulan yetimlerdir. Dünyada ilmini'zılen yararlandıkları miktarca onlara hediye verin.’
Bunun üzerine liınmetin âlirnleri, yetimlerine (.takipçilerine) lıe-diyc verirler.
I latta onlardan bazılarına yüz bin hediye verecekler. Daha sonr-a o yetimler de kendi öjirencilerine hediye verecekler. Hediyeler taksim edildikten sonra Allah Teâlâ şöyle buyuracak;
‘Yetinderi düşünen âlimlerin hediyelerini bir kat daha artırın.’
Sonra da: 'İki kat daha artırın, onların takipçilerine de aynı şekilde artırın!’ diye buyurur.”
Daha .sonra Hz. Falıma (r.a.) şöyle buyurdu;
“Ey Allah’ın cariye.si, bu hediyelerden bir iplik, güneşin kendisine doğduğu her şeyden bir milyon kez daha üstündür. Çünkü dünyada ii.stün sayılan şey, gam ve kederle karışmıştır. Ama ahiret nimetlerinin hiçbir noksanı ve lekesi yoktur.”-’*’
Hz. Ali’nin Resûl-i Ekrem sallallahü aleyhi ve scllem’e her hususta en ince noktasına kadar imtisal etmesi, onun ona olan sevgi ve bağlılığının apayrı bir örneğidir.
İşte Hz. Ali’nin sayısız faziletlerinin, samîmi bir Hak dostu ve sâdık bir Peygamber âşığı olmasının ve en kritik anlarda ve gayet zor şartlar altında, hattâ ölüm kokusunun burnunun direklerini svzlattığı bir anda bile sadâkatinden bir şey kaybetmemesinin, bu dünyadak sn verimli şu neticesine ve en tatlı şu meyvesine bakın ki. Resul Ekrem sallallahü aleyhi ve sellem, Medine’ye teşriflerinden beş : lonra îmân, haya, sadâkat ve şecaat âbidesi olan Hz. Ali’yi çağırm :albinin en tatlı meyvesi ve gözünün en parlak nuru olan kızı ^ 'âtıma vâlidemizi ona nikâhlamış. Mübarek nesillerine kıyan adar binlerce rahmet ve bereket insin. Âmîn.
Hz. Fatıma Peygamberimizin dördüncü kızıydı. Peygamber mizin (s.a.v.) en çok sevdiği evlâdıydı.
Hazret-i Fatıma, dünya ve ahiret âlemindeki kadıniarm e Jir. Temiz kalpli bir İslâm kadınıydı.
“Özellikle yeni evlenen ve evli olanların bu ha^-i’ifleri hıfz (ezber) etmeleri, kendilerini birçok sıkj^^' V *<urtarıp, dünya ve ahiret saadetine nail olmaları^!'*' sile olacaktır.”
Hazret-i Fâtınıa-tüz-Zehrâ’y> O-a ) Hazret-i Alî’ye (r.a.) (nikâh) ettiklerinde buyurdukları vasiyetleri beyânındadır.
Hazret-i Alî (r.a.) rivayet eder. Resûlullah (s.a.v.) buyurdular Yâ Alî! Gelini kendi evine götürdüğün zaman çorabını ayağ,^, çıkar. Ayağını yıka. O suyu evin bütün köşelerine saç. Böyle yap, AlJah-ü Teâlâ Hazretleri senin evinden yetmiş türlü fakirliği di çıkarır. Yetmiş türlü bereketi evine dâhil eder. Yetmiş rahmeti s nazil kılar. O gelin ile ve onun bereketi evin köşelerine erişir, c lin delilikden ve diğer hastalıklardan emîn olur.
Yâ Alî! Gelini ilk hafta yoğurt yemekten ayran yemekten < ve ekşi yemekten men et!
Hazret-i Alî (kerremallahü vecheh), “Yâ Resûlullah! Neden c bu şeyleri vermemem gerektir?” diye sordu.
Resûlullah buyurdu ki:
Ondan dolayı ki turşu ve yoğurt ve ayran rahimde evlâd c ına mâni olur. Evde bir hasır olması doğurmayan kadından i Hazret-i Alî dedi ki, “Yâ Resûlullah! Sirkenin illeti nedir? Resûlullah buyurdu ki:
Sirke yiyen kadının hayzı zahmetli olur ve temizliği uza' ç yemek hayzı karında hapseder. Eğer Hak Sübhânehü ve retlen hır evlad verirse doğumu zor olur. Amma ekşi eln hayız kanını keser. Onun ardından başka hastalık zuhûr tJiıa.Sesulullah (s.a.v.) Hazretleri buyurdu ki:
Yâ Alî! Aym c-\ volinde. ortasımla vo sonunda ehlınu yakın o\nuv l^i o hanımda vo o evlâtta oüzzam ve dîvâncUk (.delilik) ve jiislik ol-^.,jj,ndan korkulur.
Yâ Alî! Ehline A.sr (ikindi) namazından sonra yakın olma. Efter ,\|lahıi Tebâreke ve Tcfılâ bir evlâd nasîb ederse ahvel (şaşı) olur ve <evtân şaşı evlâda sevinir.
Vâ Alî! Ehline yakınlık (cima) ettiğin vakit (.-ok konuijma ki efter bir evlâtî olursa jnyici olur. A\^ret yerine bakma. Sohbet (cima) esnasında gözünü yumma. Evlâda körlük getirir.
Yâ Alî! Kendi ehline bir başka kadının şehveti ile yakın olma ki eğer bir evlâd olur ise muhannes (kadına benzeyen erkek) olur. Kadınlara benzemeye çalışır.
yâ .Alî! Cünüb olduğvın zaman kafi olarak Kur’ân-ı Azîm-üş->iân'ı okumayasın, korkulur ki gökten bir ateş inip seni yakar. Cünüb hâlde sohbet (cima) etme. Senin bir su kabın ehlinin bir su kabı olsun. Ayrı ayrı su kaplan ile temizleniniz. Eğer bir su kabından ikiniz yıkansanız şehvet şehvet üzerine düşer (tekrar cima ederseniz). .Aranıza düşmanlık düşer. Korkulur ki talâk ve iftirâka müncer olur.
Yâ Alî! İkiniz de ayakta iken sohbet (cima) etmeyiniz eşekler lıöyle yapar. Eğer çocuk olur ise döşeğe bevl (idrar) eder.
Yâ Alî! Ehlinle bayram geceleri buluşma! Eğer çocuk olur ise altı parmağı veya dört parmağı olur.
Yâ Alî! Ehlinle meyve ağacı altında buluşma ki eğer çocuk o\v ise katil olur, kan dökücü olur. Halka zulmeder.
Yâ Alî! Ay ışığında (açık havada ay ışığının altında) ehline ) kın olma. Meğer bir yerde örtünülmüş olasın. Eğer bir çocuk olu fakîrlikden ömür boyu kurtulamaz.
Yâ Alî! Ezan ile kâmet arasında ehline yakın olma ki; eğeı çocuğunuz olur ise kan dökmeye hevesli olur.
Yâ Alî! Hanımın hâmile olduğu zaman abdestsiz önayakın < Eğer çocuk olursa kör gönüllü ve bahîl (cimri) elli olur.
Yâ Alî! Şa’bân’ın ortasında Berât gecesi ehline yakın olm ıranızda bir çocuk olursa derisinde, tüylerinde ve yüzün(? lişâniar olur.
yâ Alî! Hanımına bacısının (baldızının) şehvetiyle yakın i eğer bir çocuk olursa hırsız olur ve halkın felâketi onun el yâ Alî! Ehline etrâfında duvar olmıyan damda yakn aranızda bir çocuk olursa münafık ve mürâi müblc
istanbul şişli günlük kiralık daire yazdı..